Nisan 19th, 2008 by admin

Popüler ses formatı MP3′e nazaran çok daha az yer kaplayan yeni bir sistem geliştirildi.

Bilim adamları, MP3 formatından bin kat daha az yer kaplayacak olan yeni bir format geliştirdiklerini iddia ediyorlar. Bir klarnet ve klarnetçi arasındaki etkileşimleri birebir modelleyen araştırmacılar, 20 saniyelik enstrümental solonun boyutunu 1 KB’a kadar düşürerek, dosyanın boyutunu tam 1.000 kez küçültmeyi başardı.

Rochester Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde profosör olan Mark Bocko, bu konuda şunları ifade ediyor: “İnsanlar dilini, nefesini ve parmaklarını ustalıkla yönetebilecek. Sonuç itibariyle, en az depolama gereksinimiyle, bir müzik parçası tekrar üretilebilecek.”

Bu başarının tamamen sorunsuz olmadığını dile getiren araştırmacılar, çalışmaların hızla devam ettiğini ve yakın gelecekte bu konuda somut sonuçlar alabileceklerini dile getirdi.

Nisan 19th, 2008 by admin

Microsoft ve HCL, çok düşük fiyatlı ve ultra taşınabilir bir laptop için kolları sıvadı.

Microsoft ve HCL, HCL’nin Mileap markası altında piyasaya sürülecek Windows tabanlı ultra taşınabilir ve düşük fiyata sahip olan yeni laptopu duyurdu. Yeni Mileap H Series laptopun ağırlığı yaklaşık 0,98 kg ve 7 inç ince TFT ekrana sahip. Bunun yanında laptopun ekranı döndürülebiliyor ve bir yazı tahtasına dönüştürülebiliyor. Kullanıcılar ekrana el ile yazı girdiklerinde, bu yazı otomatik olarak “text” formatına dönüşüyor.

Bu özelliklerinin yanında ultra düşük güç harcayan Intel işlemci ve 945 GU Express yonga setini kullanan bu yeni model laptop, 1,3 mega pixel web cam, dokunmatik panel ve 1 GB DDR2 RAM ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Ayrıca MiLeap laptopta Wi-Fi ve entegre LAN bağlantıları da bulunuyor.

Ürünün fiyatı ise 425 Dolar olacak.

Nisan 19th, 2008 by admin

Microsoft ve HCL, çok düşük fiyatlı ve ultra taşınabilir bir laptop için kolları sıvadı.

Microsoft ve HCL, HCL’nin Mileap markası altında piyasaya sürülecek Windows tabanlı ultra taşınabilir ve düşük fiyata sahip olan yeni laptopu duyurdu. Yeni Mileap H Series laptopun ağırlığı yaklaşık 0,98 kg ve 7 inç ince TFT ekrana sahip. Bunun yanında laptopun ekranı döndürülebiliyor ve bir yazı tahtasına dönüştürülebiliyor. Kullanıcılar ekrana el ile yazı girdiklerinde, bu yazı otomatik olarak “text” formatına dönüşüyor.

Bu özelliklerinin yanında ultra düşük güç harcayan Intel işlemci ve 945 GU Express yonga setini kullanan bu yeni model laptop, 1,3 mega pixel web cam, dokunmatik panel ve 1 GB DDR2 RAM ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Ayrıca MiLeap laptopta Wi-Fi ve entegre LAN bağlantıları da bulunuyor.

Ürünün fiyatı ise 425 Dolar olacak.

Nisan 19th, 2008 by admin

Google, Google Earth’ün yeni özelliklerle donatılmış son sürümünü internet kullanıcılarına sundu.

Yeni sürümle birlikte Google Earth’e bazı yeni fonskiyonlar eklenmiş durumda ve Mac platformu da bu sürümle artık daha fazla destekleniyor. Google Earth 4.3 sürümünde, “street view” yani sokaktan karelere erişebilmek mümkün olacak. Google “street view”ı online Google Maps uygulamasına dahil ederek, kullanıcılara daha açık resimler sunabilmeyi ve şehirlerden spesifik görüntüler alabilmeyi sağlıyor.

Bunun yanında, çekilen resimler artık üzerlerinde bir tarih de taşıyacak. Bu sayede bir resmin ne zaman çekildiği öğrenilebilecek.

Daha fazla 3 boyutlu binanın eklendiği bu son sürümde, modeller çok daha hızlı bir şekilde yükleniyor ve kullanıcılar bir görüntüye ulaşabilmek için çok fazla beklemek zorunda kalmıyor.

Son olarak Mac kullanıcıları için Flash desteğini de yazılıma dahil eden Google, gündüz ve gece arasındaki aydınlatma farklarını gerçeğe daha yakın hale getirdi.

Nisan 19th, 2008 by admin

İlginç araştırma, birinin şifresini ağzından almanın aslında sanıldığı kadar zor olmayacağını ispatlıyor.

Infosecurity Europe’un yaptığı piyasa araştırmasında, bir paket çikolata kullanılarak Londra’nın kalabalık bir tren istasyonunda, yüzden fazla çalışandan şifreleri, doğum tarihleri ve diğer gizli bilgilerini istendi. Şaşırtıcı şekilde, kadınların %45′i şifrelerini verirken, erkeklerde bu oran %10′da kaldı.

576 ofis çalışanı arasında yapılan araştırmanın çarpıcı sonuçları var. Infosecurity Europe, çekici görünen araştırmacıları bünyesine katarak bu araştırmayı Londra tren istasyonunda gerçekleştirdi. Çalışan erkek ve kadınlardan, çikolata karşılığında kendilerinden herhangi bir gizli bilgisi istendi; bu bir şifre, doğum tarihi ya da daha özel bir bilgi olabilir.

Uzaktan bakıldığında kimsenin şifresini vermeyeceği düşünülebilir, ancak durum hiç de sanıldığı gibi değil. Çalışan kadınlar arasında yapılan araştırmada, şifrelerini veren kadınların oranı %45′e kadar çıktı. Erkeklerin ise sadece %10′u bir bar çikolata için şifresini vermeyi kabul etti. Şifrelerini vermeyen çalışanlardan ise, daha farklı ama gizli kalması gereken bilgileri istendi.

İçlerinden sadece biri bu soruları yanıtlamak istemedi: “Ben bir devlet departmanında çalışıyorum ve kimseye şifremi vermem sözkonusu olamaz, bu benim işime mâl olabilir.”

Yapılan bu araştırma da ortaya koyuyor ki, yüzünü ilk defa gördükleri birisinin sorularına bir çikolata karşılığında yanıt veren insanlar, yakınlarındaki insanlardan daha fazla zarar görebilir.

Nisan 19th, 2008 by admin

Amerikan ordusu, dostu düşmanı tanıyabilmek için Afganistan’daki askerlerini portatif yalan makineleri ile donatıyor.

Pentagon, terörle mücadele amacıyla, Afganistan‘a portatif el yalan makinesi yollamaya karar verdi. Amerikan askerleri, bu ay içinde portatif makineleri teslim alacak ve Taliban’a karşı yeni ancak etkinliği tartışılan bir mücadeleye başlayacak.

Tanesi 7.500 dolardan 94 adet cihaz sipariş veren Pentagon’un planına göre, Amerikan askerleri, kısaca “PCASS” adı verilen bu makine sayesinde halkın arasına karışan Taliban militanlarını eliyle koymuş gibi bulup çıkaracak. Çünkü, eylem yaptıktan veya çatışmaya girdikten sonra halkın arasına karışan militanları saptamak, ne ABD, ne de Afgan askerleri için olası. Pentagon cihazın nihai kararı vermek için kullanılmayacağını önemle vurgulasa da, pratikte ne gibi sonuçların doğacağını kestirmek güç.
PCASS nasıl çalışıyor?
Portatif el yalan makinesi, siyah bir bileklik ve kontrol kumandasından oluşuyor. Bileklik şüphelinin bileğine bağlanıyor. Bu bileklikten çıkan üç kablodan biri parmak ucuna, diğer ikisi ise avuç içine bağlanıyor. Özel bir USB kablosu ise, bileklikle kumandanın birbirine bağlanmasını sağlıyor.

Şüpheliye tercüman aracılığıyla 20 kadar soru yöneltiliyor. Sorular seçilirken, cevapların “evet” ya da “hayır” olmasına dikkat edilmiş. Sorulardan bazıları şöyle:

* Sorularıma doğru yanıtlar vermeye niyetli misin?
* Bu odada ışıklar yanıyor mu?
* Taliban üyesi misin?

Operatör, her yanıttan sonra küçük kontrol kumandasının düğmesine basıp birkaç saniye bekliyor. Ardından cihazın ekranında renkli bir ışık beliriyor. Kırmızı şüphelinin yalan söylediğini, yeşil doğruyu söylediğini belirtiyor. Sarı ışık ise makinenin kararsız kaldığı anlamına geliyor.
Uzmanlar tepkili
Pentagon portatif yalan makinesine büyük umut bağlasa da, bu yeni uygulama uzmanların büyük tepkisini çekti. Uzmanlara göre karmaşık yalan makineleri bile güvenilir sonuçlara ulaşamazken, bu küçük cihazdan fayda beklemek askerlere büyük zararlar verebilir. Karmaşık yalan makineleri beyindeki hareketleri inceleyerek sonuca varmaya çalışıyor. Daha önce yapılan çalışmalar, yalan söylenirken beynin yedi, doğruyu söylerken de dört bölgesinde faaliyet olduğunu ortaya koymuştu. Ancak PCASS beyinle ilgili bir analiz yapmıyor.Yalan makineleri üzerinde çalışan Ulusal Bilim Akademisi’nden Profesör Stephen E. Fienberg, cihazın gerekli bilimsel değerlendirmeler yapılmadan ve yeterli eğitim verilmeden Afganistan‘da kullanıma sokulmasının büyük hata olacağını iddia ediyor. Fienberg’e göre, doğru sonuçları vereceğine dair herhangi bir garanti bulunmayan bu tip bir cihaz çok büyük sorunlara yol açabilir.

Peki ama yalan testini geçemeyenlere ne olacak? Yapılan açıklamalar, şüphelilerin hemen suçlu olarak ilan edilmeyeceği yönünde. Ama birini, sadece PCASS testinden geçemediği için şüpheli ilan etmek bile birçok soruna yol açabilir.

Şimdilik sadece Afganistan‘da kullanılacağı açıklanan PCASS’ın ilerleyen zamanlarda Irak‘ta da kullanılması bekleniyor. Cihazın ile ilgili en önemli kural ise, Amerikan askerleri üzerinde kullanılamayacak olması.

Yalan makinesiyle alınan ifadeler, ABD mahkemelerinin büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiyor. Ancak Amerikan polisi, bu tip makineleri yine de ifade alırken kullanıyor.

Nisan 19th, 2008 by admin

Avustralaya’lı bilim adamları, yaşlanan nüfus için yeni ve faydalı teknolojiler peşinde.

Avustralya’da yapılan araştırmalar, 2025 yılında ülke nüfusunun dörtte birinin 65 yaş ve üzerinde olacağını ortaya koyuyor. Bu durumda Avustralya’lı bilim adamlarının yaşlılar için teknoloji üretmelerine şaşırmamak lazım. Yeni geliştirilen su ısıtıcı da bu teknolojilerden biri.

Görünümü sıradan bir su ısıtıcıya benzeyen cihaz, içerdiği teknoloji sayesinde cep telefonları ile iletişim kurabiliyor. Eğer yaşlı bir akrabanız tek başına yaşıyorsa, bu su ısıtıcı içinizi rahatlatabilir. Yaşlı akrabanız sabah kalkıp çayını içmek için su ısıtıcısını çalıştırdığında, cihaz daha önce belirlenen bir cep telefonunu arıyor ve her şeyin yolunda olduğunu anlamanızı sağlıyor.

Nisan 19th, 2008 by admin

Yapılan bir araştırma, internetin bazı insanları intihara sürükleyebildiği gerçeğini ortaya koydu.

Bristol, Oxford and Manchester Üniversiteleri tarafından yapılan bir araştırmaya göre, internet kullanıcıları, insanların intihar eğilimlerinin nedenlerini web sayfalarından öğrenmek istediğinde, karşılarına çıkan sayfalarda bunun aksine intihar eylemlerini özendirici ifadelerle karşılaşıyor.

Araştırmacılar, 4 arama motorunu kullanarak intihar ile ilgili siteleri araştırmaya koyuldu geçtiğimiz günlerde… En çok tıklanan 3 web sitesi yakından incelendiğinde bu sayfaların intihar ile ilgili bilgi vermek şöyle dursun, intihara özendirici bir takım anlatımlara yer verdiği fark edildi. Bir diğer deyişle, zayıf karakterli insanlar için bu sayfalar potansiyel bir tehdit unsuru.

Bu tür siteler fark edildikçe dünya çapında kapatılsa da, İngiltere’de bilindiği kadarıyla böyle bir sınırlama yok. Ülkede 1961 yılında başlayan Anti-intihar hareketi, bu tür intihar girişimlerini teşvik edenlere yönelik baskı uygulamasıyla tanınıyordu. Onlara göre hiçkimse, hiçbir şey bir insanı intihara hiçbir şekilde özendiremez.

Araştırmacılar, “intihar” kelimesi ve bağlantısı olan 12 farklı terimi arama motorlarında kullandı ve çıkan ilk 10 sitenin aldığı hit sayısına bakıldığında bu sayının günlük 240′a kadar ulaştığı farkedildi. Bu sitelerin dışında 240 farklı web sitesi daha arama motorlarının sonuçlarında yer aldı.

İntihara özendirici bazı sitelerde intihar eylemi övülürken, bazıları ise intihar eylemlerini farklı şekilde nasıl gerçekleştirebileceklerini insanlara anlatıyor.

Kısacası internet çok zengin bir kaynak ve bir hazine olmasının yanında çok büyük bir tehlike ve bir tehdit unsuru da olabiliyor. İyiyi ve kötüyü böylesine iç içe barındıran günümüzün vazgeçilmez parçası internet, bu haberimizde olduğu gibi insanların duygularını istismar edip onları intihara dahi teşvik edebiliyor.

Nisan 19th, 2008 by admin

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Eskişehir’de bilişim vadisinin kurulacağı müjdesini verdi.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “Uçak endüstrisini ve teknolojiyi geliştirdiğimiz Eskişehir’de, bilişim vadisi kuracağımız yeri belirledik” dedi.

Bakan Unakıtan, Türkiye’nin bilişim sektöründe önemli adımlar atması için çalışmalar yaptıklarını ve bu yönde hazırlanan projeleri titizlikle değerlendirdiklerini belirterek, teknolojik yatırımların ülkenin geleceği açısından kritik rol oynadığını kaydetti.

Bu konuda kayda değer potansiyele sahip Eskişehir’in yazılım üssü haline getirilmesi gerektiğini ifade eden Unakıtan, şöyle konuştu: “Kentte bilişim vadisi kurmak için çalışmalara başladık. Uçak endüstrisini ve teknolojiyi geliştirdiğimiz Eskişehir’de bilişim vadisi kuracağımız yeri belirledik. Teknolojinin alt yapısı burası olacak.

Örneğin önceki gün Makine İmalatçıları Derneği yönetimi geldi ziyaretime. Onlar Ar-Ge faaliyetlerini yapabilmek için büyük bir alan istiyorlar. (Projelerinizi getirin. Bilişim vadisinde kapasitenizi kullanabilirseniz yer verebiliriz, burası yeterli gelmezse organize sanayi bölgesinde veya başka yerlerde yer verelim) dedim. Yani bu yönde bir arayış söz konusu.”

Bakan Unakıtan, Eskişehir’in alt yapısının iyi durumda bulunduğunu ifade ederek, “Hem lojistik bakımdan fevkalade güzel potansiyel var hem de iki üniversite var. Yakın gelecekte üçüncü, dördüncü üniversiteler de olacak. Burada yabancı dil bilen yüzlerce insan var. Başka yerlerde bu potansiyel istenilen düzeyde değil. Bunlar bizim için önemli” diye konuştu.
Eskişehir için önemli bir adım
Bilişim vadisinde yüksek teknoloji elektronik yazılım konusunda da çalışmalar yapılacağını belirten Unakıtan, şöyle devam etti: “Bilişim vadisi için önce şirket kurmak lazımdı. İl özel idaresi, üniversiteler, sanayi odası gibi ortaklardan oluşacak bilişim vadisi için şirketin kurulması kararı Bakanlar Kurulundan çıktı. Bu şirket özel sektör zihniyetinde çalışacak. Yerimiz de tespit edildi.

Eskişehir-Seyitgazi yolunda bulunan Ihlamurkent’in karşısında, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin arkasında yer alan 600 dönüm araziyi bilişim vadisinin yeri olarak belirledik. Bir taraftan arazi takasları yapıyoruz, diğer taraftan biraz da kamulaştırma yapacağız.

Geri kalan yerler zaten Hazinenin malı. İlk etapta 600 dönüm alanda yapacağız ama ihtiyaç halinde bölge bir bu kadar daha büyüyebilecek arazi potansiyeline sahip. Bilişim vadisine üniversiteden öğretim üyeleri, öğrenciler gelebilecek.”

Bakan Kemal Unakıtan, “Bu çalışmaların kenti dünyayla bütünleştirecek adımlar olduğunu” anlatarak, “Yarın, öbür gün dışarıdan buraya yatırımcı getirdiğimiz zaman bu Eskişehir için fevkalade olumlu olacak. Dolu dolu projelerin arkasındayız ve bunları takip ediyoruz” dedi.

Nisan 19th, 2008 by admin

CHIP Online, CHIP dergisinin 1996 - 2006 yılları arasındaki tüm sayılarını ücretsiz olarak yayınlıyor.

Türkiye’nin önde gelen teknoloji ve internet portallarından biri olan CHIP Online, CHIP dergisinin 1996 - 2006 yılları arasındaki tüm sayılarını ücretsiz olarak yayınlıyor. PDF formatında hazırlanan CHIP dergisi arşivi içerisinde tam metin arama seçeneği de bulunuyor. Bu seçenek yardımıyla özel olarak aradığınız bir bilgiyi 10 yıllık arşiv içerisinde elinizle koymuş gibi bulabileceksiniz.

« Previous Entries